16 Kasım 2010 Salı

ya ölürsem

       ‘’Orda olmak ister miydin’’ dedi  ‘’istemezdim’’ dedim bir bilgisayar oyunun da ki savaş sahnesi için   ‘’niye’’   dedi   ‘’ya ölürsem’’ dedim   ‘’korkuyor musun ki ölmekten’’  dedi  ‘’korkuyorum tabii’’   dedim  ‘’ne diye korkuyorsun ki hani din falan yasaklamasa beş dakika durmaz intihar ederdim’’   dedi    ‘’niye korkmayım ki dedim yaşamak bu kadar güzelken, sadece bir defa daha lunapark da üç dakika daha çarpışan otaya binmenin heyecanı mutluluğu için bile yaşarım’’   dedim.   ‘’Değmez nasıl olsa üç dakika sonra bitecek’’    dedi. ‘’Bitmeyecek ki üç dakika sonra ya da ertesi gün başka bir mutluluk başlayacak’’  dedim.   ‘’ Güzel bir şey yapmanın verdiği mutluluk, üç beş arkadaş yan yana geldiğinde yapılan geyikler, yıllarca hayalini kurduğun  hayalin gerçekleşmesi, çok istediğin o şehre yada ülkeye gitmek; o şehirde o ülke de dünyanın en özgür insanı olmak, hiç tanımadığın bir daha görmeyeceğin biriyle yaptığın üç-beş dakikalık sohbetler,  uzun zamandır görmediğin arkadaşla yeniden karşılaşmak eskileri yad etmek, başarmanın mutluluğu,  çoçukken oynadığın oyunlar hiç büyümemiş gibi yine oynayacağın oyunlar,  sevgiliye kocaman sımsıkı sarılmalar, uyanma vakti gelse de biraz daha biraz daha uyumak istiyorum diye uzatılan sabah uyanmaları,   hiç beklenmeyen bir anda alınan hediyeler,   acaba aldığında ne düşünecek beğenecek mi diye heyecanla alınan verdiğin anda gözlerinde göreceğin gülümseme;   bunlar için yaşamaz mı ‘’dedim sonra bir film geldi aklıma    ‘’hayalet’’

       ‘’Hani bir film vardı:    ‘’hayalet’’   adam ölüyor dünya da ki işleri tamam olmadığı için iki dünya arasında sıkışıyor ne öbür dünyaya gidebilir ne de burda normal insanlar gibi kalabiliyordu, hayalet olarak geziniyor, hiç bir şeye dokunamıyor,   kimseyle konuşamıyor, kimseye bir şey yapamıyordu. Sevgilisine yardım etmek için çırpınıyor ama elinden hiçbir şey gelmiyordu. Ya öyle bir şeyse dedim ölüm ve ben burada şimdi yaptığım gibi konuşamazsam seninle; şu anda sen acı çekiyor olsan sana üzülmemeni söyleyebilirim,  seni teselli edebilirim, bu çok kötü bir durum; ama belki de yarın için iyi olacak, şimdi kötü sandığımız şey yarın sana iyi gelecek diyebilirim sonra da dışarıya çıkıp  ağaç da kalmış bir kediyi kurtarabilirim veya sokakta avazım çıktığı kadar bağırabilirim, yan dairede ki teyzenin televizyonunu bir odadan diğerine de taşıyabilirim; ama ya ölürsem bunları yapmak ister; ama hiçbir şey yapamazsam ---ölmek istemiyorum, ölüm beni korkutuyor ---‘’     dedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder